Gazete Ekin

CHP PENDİK GENÇLİK VE KADIN KOLU BAŞKANLARINDAN ANLAMLI YÜRÜYÜŞ.

CHP PENDİK GENÇLİK VE KADIN KOLU BAŞKANLARINDAN ANLAMLI YÜRÜYÜŞ.
165 views
25 Temmuz 2020 - 22:18

CHP gençlik kolu başkanı Dilara DALBUDAK ve kadın kolu başkanı  Ayça AĞIRBAŞ  KADIN ŞİDDETİNE Karşı ortak eylem yaptılar.

CHP ilçe binası önünde toplanan CHP Pendik ilçe yöneticileri,İstanbul il gençlik ve kadın kolu yöneticileri ve birçok partili aynı anda sloganlar atarak Pendik merkez kuşçu parkına doğru yürüyüşe geçtiler.Yürüyüş esnasında dükkan ve pencerelerden birçok yurttaşın eğleme alkışlarla destek verirken eyleme çevredeki Pendiklilerin katılımı ile kuşluk parkında buyuk bir kalabalık oluştu.

Gençlik kolu başkanı DALBUDAK tan sonra Kadın kolu başkanı AĞIRBAŞ konuşma yaptı konuşmalar katılımcılar tarafından sık sık sloganlarla kesildi.

DALBUDAK konuşmasın da

Kadınlar, gençler ve ayrımcılığa, dışlanmaya maruz kalmış tüm toplumsal gruplar, bu sözlerimiz, çağrımız size…

Türkiye, kelimenin gerçek anlamıyla kadın mezarlığına dönmüş durumdadır. Bunu görmek için sadece son 5 seneye bakmak yeterlidir. 2016 yılında 286, 2017 yılında 349, 2018 yılında 403, 2019 yılında ise 416 kadın hayatını kaybetmiştir. 2020 yılında ise sayı 150’nin üzerine çıkmış durumda. Ve bunlar sadece bilinenler, bir de bilmediklerimiz var.

Dikkatinizi çekmek istiyorum ki katledilen kadın sayısı hep bir önceki yıldan fazla olmuştur. Tüm mücadelelere, verilen sözlere, anayasaya yazılan haklara, imzalanan sözleşmelere rağmen cinayetler azalmamakta, daha doğrusu azaltılamamaktadır. Biz bu cinayetleri durdurmak için mücadele verirken, her gün bir kadın canice katledilmektedir.

Bu ülkede her sabah bir kadının katlediliş haberi duyulmaktadır. Her sabah bu ülkenin üzerine kara bir bulut daha çökmektedir. Arkadaşlar, bu ülkede Güneş bile doğmaya utanmaktadır.

Sorulması gereken ilk soru şudur; bu kadar dillendirilen, bu kadar savunulan, iktidar partisinin sözde bu kadar yüksek hassasiyet gösterdiği bir konuda cinayetlerin engellenememesi, sayının sürekli artması, erkeklerin bu cesareti sürekli gösterebilmesinin sebebi nedir?

Bu cesaretin 2 sebebi, dayanağı vardır.

  • Biz kadınları savundukça, erkekleri savunan birileri var. Biz konuştukça, bizi susturmaya çalışan birileri var. Bir yandan “hassasiyet gösteriyoruz” derken, diğer yandan “kadına şiddet abartılıyor” diyenler var. “Ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum” diyenler var. “Kız mıdır kadın mıdır bilmem” diyenler var. İşte erkeklerin, kadınları öldürebilme cesaretini gösterebilmelerinin sebebi, dayanağı budur. Yalnız olmadıklarını bilmeleridir.
  • Başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere, kadınları koruyan ve kadın cinayetlerini gerektiği şekilde cezalandıran onlarca kanun ve yasa uygulanmayı beklemeye devam etmektedir. Oysa onlar beklerken; takım elbise giydiği için ceza indirimi uygulanmaktadır. “Pişmanım” diyenlere ceza indirimi uygulanmaktadır. Tahrik indirimi alabilmek için mağdur kadınlara yöneltilen, hepsi birbirinden sapkın ve hepsi birbirinden asılsız olan iftiraların hepsi cezasız kalmaktadır. İşte ikinci sebep budur. Yargı, bu cinayetleri engellemek için elinde bulundurduğu gücü kullanmamaktadır.

Sorulması gereken ikinci sorumuz şudur; ne yapmalıyız? Kadın cinayetlerini durdurmak, katillerin gerekli cezaları almasını sağlamak, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamanın çözüm yolu nedir?

Kadınlar, gençler ve ayrımcılığa, dışlanmaya maruz kalmış tüm toplumsal gruplar, bu sözlerimiz, çağrımız size demiştim. Evet, çağrımız hepinize. Dini, dili, cinsiyeti, cinsel yönelimi, yaşı fark etmeksizin herkese. Kadınlar, bir halkın en önemli ve en büyük gücüdür. Kadınlara yönelik sistematik baskı ve yıldırma politikası, bütün bir halka yöneliktir. Bu nedenle bir olmalı, birlikte olmalı ve böyle mücadele etmeliyiz.

Birlik olarak kırmızı çizgilerimizi çizmeli ve sonuna kadar savunmalıyız. Bugün savunmamız ve taviz verilmemesi gereken en önemli konu, İstanbul Sözleşmesi’dir. 2012 yılında, ilk imzacısı olduğumuz bu sözleşme her satırıyla kadınları savunmakta ve sonu gelmeyen cinayetlere karşı önlem almaktadır. Ancak ilk imzacısı olan Türkiye, bu sözleşmeyi uygulamamaya ısrarla devam etmektedir. Daha da kötüsü, geldiğimiz noktada bu sözleşmenin kaldırılması amaçlanmaktadır.

Arkadaşlar, İstanbul Sözleşmesi kadınların en önemli güvencesidir. Hem aldığı önlemler, hem yargılamaya getirdiği kıstaslar hem de cezalara dair tüm maddeleri ile kadınları savunmaktadır. Bu sözleşmeden çekilmek ve hatta çekilmeyi düşünmek dahi, kadın cinayetlerinden yana tavır almaktır. Katil erkeklere cesaret vermek, onları desteklemektir. Biz buna izin vermemeliyiz.

Şule Çet, Ceren Damar, Özgecan Aslan, Rabia Naz, Gülistan Doku, Helin Palandöken, Pınar Gültiken ve diğer kadınlar bu sözleşme uygulanmadığı için katledildiler. Çoğunun katili sözleşme uygulanmadığından cezalarında indirim aldılar. Bu gün aramızda olma nedenleri budur.

Kadınlar yaşamak istiyor sa bu sözleşmeyi savunmak zorunda derken.

Kadın kolu başkanı Ağırbaş

Şu an kadın ve çocuk cinayetleri için bu basın açıklamasını yapmaktan utanıyorum.

Ben ne psikolog um nede sosyolog peki neden çıkıp konuşuyorsun derseniz sizlere cevabım şu olacaktır. Ben sorguluyorum ve sorgulayacağım.

Kadınlar öldürülüyor, kadınlar yaşamaya değil sağ kalmaya çalışıyor, eziliyor ve sömürülüyoruz. biz kadınlar kaderimizi değiştirmek hakkımızı kullanarak bedenimize, emeğimize, kişiliğimize, geleceğimize sahip çıkmak istiyoruz. Bütün kadınlarımızı ezilmişliğim ize karşı tavır almaya dayanışmaya örgütlenip geleceğimiz için mücadele etmeye çağırıyoruz.

Bir kıpırtı, bir çekişme, bir devinim gerekmiyor mu? yaşamak için, hem dostluk, hem aşk, hem heyecan, hem saygı, hem bağımsızlık bunların tümü bir arada olmayacak mı? olamıyor mu?

Sevgili kadınlar bütün bu yaşananlar ardı arkası kesilmeyen cinayetler karşısında aciz kalmayacağız. mevcut düzenle değil düzeni değiştirerek cinsiyet ayrımı yapmadan, ayrışmadan birlikte yaşayarak mücadelemizi sürdüreceğiz.

kadınlar ölmesin diye bu son olsun diye haykırıyoruz ..diyerek sözlerini tamamladı. alanda bulunanların yoğun alkışlarının ardından kalabalık kuşluk parkından ayrıldı.

                

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.